şenay izne ayrildi

şenay izne ayrildi

oram buram

leave a comment »

tumblr_n2dd22k5QN1r539hzo1_500.jpg

o oldu o, çok az şey oldu, çivi çiviyi sökmedi. istanbul’a gittim geldim, annem’den havadislerle kuzenlerle gece gezmesinde teyze muhabbeti ve trt’de turgay amca çıkınca ankara’daki bu kütleyi biraz unuttum, üstünü örttüm, aklıma geldiğinde de “yok yav o kadar da değil” dediysem de o kadar. şimdi balkondayım, sıcağa küfrediyorum, ev işinden kaçıyorum. ev işi ne kadar zor be sevgili kardeşlerim, daha doğrusu bu işlerin hepsini tek başına yapmak zor. ne bileyim, birisi yerleri süpürüken ben ütü yapsam bu kadar zor gelmez gözüme. ama mesela toz alıyorum, offf daha bulaşıklar duruyor, akşam yemeği yok, yumurta bitmiş, markete gidilmesi lazım ve saire ve saire. bu kadar işi ben tek başıma hangi hevesle nasıl, neden ve ne zaman yapayımgg. fcuk.

Written by şenay izne ayrildi

27/06/2017 at 09:38

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

bu nasıl şey, sieeee

leave a comment »

tumblr_orcmweSlND1riowtoo1_500.jpg

politika konuşaaak mı sevgili kardeşlerim, ülke gündemini ve ne yapacağız şimdiyi. şaka şaka, ben zeki demirkubuz’un tweet’ini arkama alıp, sanki bu ülke ve bu hayat için çok şey yapmışım da olmamış da kendi küçük, önemsiz, vasat varlığıma dönerek, böylesi en kolayı, benim olmayan ne varsa pasif agresif ve kıskanç, başlıyorum : bilal, canan’a “ben yıllardır anamdan babamdan ayrı bu istanbul çukurunda bir başımayım” diyordu ya, “beni gönderme, bırak kalayım” diye. canan’ın içinde de mikroskopik, minicik bir duygulanım, sevgi belirtisi “bu kadar seviyor demek” diye bilal’i kabulleniyordu. hahh işte, anladınız, ben bilal’im, o canan değil. gerçek hayatta canan “kimse leyla ile mecnun değil ki, abartma” diyor diyor, unuturmuşum, alışırmışım, hep ıssız olacak değil ya yarın şen şakrak ve delişmen. ya bi siktir git ya, neye nasıl alışacaksın. bulaşık makinesine bulaşıkları dizerken, balkon terliğiyle içeri girerken, çorap kirlenmiş mi diye çorabı koklarken, her şey her şey her şey beraber geçirilen zamanı ve yokluğu hatırlatıyor, daha da ve hep hatırlatacak gibi, yarrak.

Written by şenay izne ayrildi

16/06/2017 at 17:40

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

oramdan buramdan göt

leave a comment »

gidin başka yerde oynayın sevgili kardeşlerim, kafam almıyor, yatağın altına bıçak koydum, acı kesilmedi, kalktım, gece fıstık yedim, şimdi de midem bulanıyor, bunları yazarken leğene öğürüyorum. “büyük gerileme” kitaaggbınndaaa “filtre balonu” terimi geçiyordu, internette, sosyal medyada kullanılan algoritma ile “kişiye özel” sonuçlar gösterilip aynı yankı odasında, sadece kendin gibilerle hasbıhal ediyormuşsungg, anlatamadım, sikerler, neyse. bir kere teşhisi koyduuuuğğuunda tedavi kolay oluyor da tedavi olmak isteyen kim. ne için yazıyorum diye de sormuyorum artık, cevap öyle belli ki : kendim için tabii ki. “hımm du bakiyim geçen sene bu zamanlarda ne yazmışım” dediğimde ve açıp geçen senelere baktığımda, “laannn bu ne biçim hayat” deyorum, fıstıktan değil bu dertlerden migggdem bulanıyorgg. yani bu dünyada evladı tekmelenerek öldürülmüş insanlar var, cemevi bahçesinde polis kurşunları, kör doğan bebekler, yurdundan edilmiş insanlar yığın yığın dert, üzüntü. daha önce de yazmıştım ben kendimi sadece bu haksızlıklara uğramış insanlara yakın görüyorum, tabii bunun o insanlara çük kadar faydası olmuyor, orası başka.

Written by şenay izne ayrildi

10/06/2017 at 05:44

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

na haber

leave a comment »

bugün çarşamba çarşamba, bu satırların iş yerinde yazılması. üç gündür işten geç çıkıyorum, çalışıyorum, eve gitmeyeyim de ne. aklıma geliyorsa da çalışıyorum, kâğıda adını karalıyorum. yorulayım, halim kalmasın, unutayım, yaşlanıp, susup, vazgeçip, yok edip, kahredip o bir gün elinde çiçeklerle evine gelecek, mutluluktan uyuyamayacak, birisi ararsa da doğruyu söyleyecek: “iyiyim, evdeyim, mutluyum” diye, ben nolucam peki? savaş tehdidi, haksız ölümler, muhafazakarlık ve yoksulluklar içinde insanlık?

Written by şenay izne ayrildi

07/06/2017 at 17:21

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

her gün yazıyor

with 2 comments

tumblr_oc6hzqIqY21qbn1cso1_500.jpg

akşamları hava 8,5 gibi kararıyor, ben çoktan ispirtoyu dipleyip yola düşmüş oluyorum, erbaşlar nöbet değişiyor, odasının lambası yanıyor, sokakta ebabil kuşu sesi çıkarıyorum, huuhhuuhuuhuh, cıvıldama da işe yaramıyorgg. ama beni bilirsiniz be sevgili kardeşlerim, aklıma koyarsam yaparım, söylediklerimde de ciddiyimdir ve kendimi zorlarım. bu son hafta, bu haftadan sonra normale döneceğimimim, normale derken mememe ruj sürüp alnımın kalıbını çıkardığım zamanlara, hoohohoho, tabii ki de yalan, ben bu yola baş koydum, dönüş yok.

onun dışında spotify’a aylık 13,99 tl bayıldığım için sürekli spotify dinlemem gerekiyormuş gibi hissedip sürekli spotify dinliyorumg, başka türlü param boşa gidecekmiş gibi. spotify’da da kırgın, öfkeli ve sessiz modern adamları dinliyorum, al sana kaya, nerene dayarsan daya:

russ son albümünde çok değişmiş, sıradan bir rapper’dan daha fazlası olmuş. sonra alan rayman, mahallenin ağır abisi, umurunda olan çok az şey ve hiçbir şey. bir de riz la vie, gencecik, billboard’da haberi çıktı diye bir sevin bir sevin, instaaaramda canlı yayın yap, bu sevince ortak ol, en favorim. victor taiwo bi tuhaf, post malone çok beyaz, sno avrupai, khalid daha çocuk, honne’nin sesi güzel, citrus clouds çabuk bitiyor, andy shauf kendisine haksızlık ediyor, zola blood da iş var.

 

 

Written by şenay izne ayrildi

30/05/2017 at 19:26

bırakınız anlatsınlar, musika kategorisinde yayınlandı

ondan bundang

leave a comment »

tumblr_od1lk8w50q1sjcqg0o1_500.gif

gözlük aldım, şapka aldım, takma bıyık aldım, kokain pahalı onun yerine ispirto aldım. jandarmalara “o ben değilim” mesajı verip, evlerinin önünden geçerken ara ara yağmur bastırıyor, hafta sonu boş vakitlerde orta sınıf muhitimde beyaz yakalı dertlerle içim iyice şişiyor şişiriyor, ekmek çiğneyip üzerine koymayla da şiş inmiyor inmiyor. doktora göstersem “üzerini temiz bezle kapat” der, “sakın sıkma, inmesini bekle” der de bekleyemem doktor, ömrüm geçiyor. hem evde de her yer toz, temiz bez yok, bu kadar toz nerden geliyor aklım almıyor, duvarlardan mı dökülüyor, üstümden mi akıyor, bu normal değil. istemek başarmanın kaçta kaçıdır sevgili kardeşlerimim, ben tozsuz bir evde sağlıklı yiyeceklerle beslenip sevdiklerimle daha az türbanlı ve müslüman bir toplumda sağlıklı sağlıklı björk dinleyip blog okumayı istiyorum, istemiyorum aslında, sikerler.

Written by şenay izne ayrildi

28/05/2017 at 14:58

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

şarkılarda yaşamayanlar

leave a comment »

bana eppek verdi emmppek, “al” dedi “kendim yaptım” dedi, “evde yersin” dedi, “nerelisin sen?” dedi. bilmiyor, artık evde yemek yemeye inanmıyorum, merdivenlerde cips yiyorum bazen, en yakın arkadaşım tavsiyelemişti, bim’den aldığım ekleri yiyorum. eve sadece leğeni okşamaya gidiyorum, ne kadar geç o kadar iyi, ne kadar az o kadar çabuk. ülkedeki baskı, iş yerindeki yabancılaşma, “boş yere bekleme” diye kapıyı suratına, beynine, kalbine çarpışlar, en yakın arkadaşının sana yazdıklarını silmesi ve daha yüzlercesi ve binlercesi yüzünden çok klişe ve çok yazık, kafamda dönüp duruyor, “i’m not here” diye “this isn’t happening”. ne zaman bitecek bunlar be sevgili kardeşlerim? efe gibi sulara karışıp yıllar sonra yurduma döndüğümde de her şey aynı olacaksa o zaman niye.

Written by şenay izne ayrildi

26/05/2017 at 18:46

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı