şenay izne ayrildi

şenay izne ayrildi

rejim tartışması

leave a comment »

o oldu o, hiçbir şey olmadı, çok az şey oldu, mahalleye a101 açıldı. mutaassıp ya da değil, burada satılan kurabiyeye ve xroll gofretine dadandım, yemezsem gözüm açık gidiyorum. maddi ve manevi rejimdeyim aslında, temel ihtiyaçlar dışında para harcamıyorum, temel ihtiyaçları tartışmıyorum, internete çok az bulaşıyorum, akşamları servisten erken inip eve yürüyüş yolunu uzatıyorum, iş yerinde minimumun da minimumu düzeyinde iletişimdeyim. kendimi bazı şeylere zorluyorum, başarırsam moralim düzelsin diye. ama işte, iş yerinde kurabiye evde gofret, çelik gibi irademi deliyor. “daha zamanı var” diye bahaneliyorum “daha mevsimi değil, sen bunlarsız olma şimdi” diye diye göbeğimi, dizimin arkasını ve kalçalarımı kaşıyorum (gerçek), özellikle akşamları. rejimin yan etkisi mi, kendime çok mu yükleniyorum, mevsimsel mi yoksaaggg, tatlı tatlı kaşıyorum, 31.

Written by şenay izne ayrildi

12/04/2017 at 16:58

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

kutluş

with 2 comments

radiorunning.jpg

siz kutlayın, ben kutlamayacaaagmm. bugün 11 yaşındayım, eğer ben bu blogsam, karnım ağrıyori, sevgisiz ve karamsar, olmak istemezdim olardım.

Written by şenay izne ayrildi

09/04/2017 at 07:26

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

anma

leave a comment »

tumblr_onfjb95h2L1w8w2dlo1_500.jpg

o hırka bu hırka, bugün de gülmedik, unutmadık.

Written by şenay izne ayrildi

05/04/2017 at 16:17

musika kategorisinde yayınlandı

mutenalaştım şenay

leave a comment »

n.jpg

ekran başında nostalji, yetmedi, atladım yallah istanbul’a. aylar sonra istanbul, yıllar sonra kadıköy, vapurda küçük memeli kızlar, kılsız kollu erkekler kalabalık, kalabalık, kalabalık, mahşer. kadıköy’de de her yer mekan olmuş, çöplerini karıştırdığımız evler yok, beleşe oturduğumuz kaldırımlar yok, oturmadan önce “çay kaç para abi” diye sorduğumuz çaycılar yok. bunlara vah vahlanmak da yok, yok işte. ben de murray gibi zamanlar üstü olmak istiyorum artık. geçmişte değil, gelecekte değil, şimdide bile değil, kendi zamanımda, kendi akşamüzerilerimde, içinde değil, yaa üzerinde. ama biliyorum ki hayatını hafta içi 07:05’te servisi kaçırmamaya göre ayarlamış birisi için bunlar dolapta kurumuş limon, havasız kalmış yatak odası, yakası kirli gömlek. ama işte, düşünmesi güzel, hedeflemesi ve sex.

Written by şenay izne ayrildi

04/04/2017 at 18:02

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

mevkiilik

with 7 comments

tumblr_okwosqvOT01r84h3xo1_500.jpg

o oldu o, hiç bir şey tabii ki de olmadı, kayısı çiçek açtı. pazar günü evdeki kitapları sınıflandırdım, okumadıklarım, baş ucu dediklerim, ingilizceler ve “mehhh okumasam da olurmuş”lar. görsel haklı, burası ev değil, hissiyat ve bu dört duvar arasında olanlar benimle evren arasında ve birkaç da instagram kullanıcısının. fight club’da da yazar, arkadaşlarının artık tuvalete porno dergilerle değil ikea katalogları ile girdiklerinden yakınmıştı ya, sahip olduklarının sana sahip olması. bu öyle değil gibi ama, ne bileyim, ben üç çeşit mavi çarşafım olmasını seviyorum, avizeye tişört geçirip odayı renklendirmeyi ve eşarptan masa örtüsü yapıyorum, pazardan iki tane değişik bardak almıştım. bu garibanlar bana sahip olsalar ortaya şimdikinden çok daha manasız bir şey çıkar herhalde, bulunduğu mevkiyi korumaya çalışan, bunun için milyon tane şeyi yutan ve susan, alışan ve her boktan huylanan bir heyula. dışarıda başka mevkiii yok ama, benim de yapacak bir şeyim yok, yani artık yok.

Written by şenay izne ayrildi

28/03/2017 at 18:00

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

yazlık planlar nah

leave a comment »

dsc00610.jpg

kavak yelleri yüzünden böyle giderse beni bu yaz, okullar kapandıktan sonra urla’da göreceksiniz, şaşırmayın. kedi sahilde yürür, kayalıklara martı konar, başlarında bin bir türlü bela, ergenler arkadaşlıklarını korumaya çalışıp bir yandan da büyüdükçe her şey karmaşıklaşır, bu değişimden sağ çıkıp birer yetişkin olmayı, içinde arkadaşlığın geçtiği her şeyde gözlerim dolar, ben bunların benzerini kışın yazarken meğersem yıllar öncesinden ve herkes benzer şeyleri yaşar yaşar ölermiş, o zamanlar ülke daha müreffeh ve laikmiş, şimdi korku ve karamsarlık, telefon açıp konuşmak mümkünse bile bir işe yaramaz. bu karabasan denizinde kişisel dramlarımız güdük ve anlamsız, ben bunları yazarken bir yerlerde gericilik, terör ve tuhaf milletvekilleri bir şeyleri mahvediyorlar. üzerinde fazla düşünmekten başka bir şey elden gelmiyorg.

hamiş : istatistiklerin yalancısıyım, birisileri eski, çok eski yazıları deşiyor, okuyor. bunu garipseyerek seviyorum.

Written by şenay izne ayrildi

22/03/2017 at 18:24

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

saçmalamag pazar

leave a comment »

susarsan su içersin, acıkırsan ekmeğin arasına zeytin koyup yer, üşürsen içlik giyersin. canın sıkılırsa da alnını boyarsın. özlersen arayamazsın ama, unutmak için oyalanmaya çalışırsan, ne bileyim bahçedeki yaprakları toplarsın mesela ya da poğaça kabarmaz poğaça yaparsın da sana her şey onun çamaşırlarını katlayışını, balkonda sigara içişini ya da “bu fotoğrafı gezi zamanı babam çekmişti” diye fotoğrafları anlatışını, kahvaltı sonrası ve saçı başı dağınık güneş yok hava bulutlu heyy ne güzel hatırlatır. bunlar o kadar boş şeyler ki, gerçekten bommboşş şeyler. daha öncekiler de boştu da şimdiki daha boş, bok gibi boş, buhran gibi boş.

Written by şenay izne ayrildi

19/03/2017 at 07:42

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı