şenay izne ayrildi

şenay izne ayrildi

Archive for the ‘bırakınız ergen’ Category

şarkılarda yaşamayanlar

leave a comment »

bana eppek verdi emmppek, “al” dedi “kendim yaptım” dedi, “evde yersin” dedi, “nerelisin sen?” dedi. bilmiyor, artık evde yemek yemeye inanmıyorum, merdivenlerde cips yiyorum bazen, en yakın arkadaşım tavsiyelemişti, bim’den aldığım ekleri yiyorum. eve sadece leğeni okşamaya gidiyorum, ne kadar geç o kadar iyi, ne kadar az o kadar çabuk. ülkedeki baskı, iş yerindeki yabancılaşma, “boş yere bekleme” diye kapıyı suratına, beynine, kalbine çarpışlar, en yakın arkadaşının sana yazdıklarını silmesi ve daha yüzlercesi ve binlercesi yüzünden çok klişe ve çok yazık, kafamda dönüp duruyor, “i’m not here” diye “this isn’t happening”. ne zaman bitecek bunlar be sevgili kardeşlerim? efe gibi sulara karışıp yıllar sonra yurduma döndüğümde de her şey aynı olacaksa o zaman niye.

Written by şenay izne ayrildi

26/05/2017 at 18:46

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

manevi hiçbir şey

leave a comment »

tumblr_ol2r2vMAPR1r352jbo1_500.png

bana kokağğiinn verdiler, kokağğiinn, merdivenlerin orda kokağiini kokladım kokladımmm. bu modası geçmiş cesaret, bu sümüklü yüzsüzlük sıhattli bir zihinle olamaz olmamaz. beni kapıdan kovuyor ben çoktan bacanın yolunu yarılamış oluyorum, işten çıkışta dört kere, beş kere evlerinin oradan geçiyormuş gibi yapıyorum yapıyorum. bir milyoncudan leğen aldım, beni görürse eğer “ben de leğen almaktan geliyordum” diyerim diye, bir modern zaman ihtiyacını ayrılık acısına bulayıp. çünkü artık güzel güzel konuşma zahmetine değmediğimden, jandarmalar peşimden koşuyorlar, erbaşlar mı ne. sonra komutan telefonumu alıyor, leğen yere düşüyor, telefonda numaraları siliyor. “evlat yolun yol değil” diyor diyor, nerden evladın oluyorum piç, rütbesini öpüyorum, “bana anlatma komutan” diyorum, göz yaşım kokağğinn kokuyor kokuyorr, geceyi nezarette geçiyorum, sabah leğeni geri veriyorlar. bana gelirseniz leğen almayın, evde leğen var, kokain yok, kokain alın.

Written by şenay izne ayrildi

16/05/2017 at 19:10

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

sen iyi birisin

with 2 comments

sen iyi birisin, arkandan kapıyı kapat, ben iyi birisi miyim? ‘sen iyi birisin’ dediğinde ve sonrasında gelen ‘ama…’ yı gözlerim kapalı dinlediğim, bileklerimi reçelle ovup çürük dişli nefesimi tutup, son bir kez daha konuşmak gerekiyordu, gurur murur zaten kalmadı, kapıyı da kapatamıyorum, içimde kalacak, hiçbir şey anlamadan “ondan mıydı bundan mıydı” diye diye ördeklere küfür edecektim, sabah akşam vak vak vak. sonra işte bin bir türlü vaziyette ellerimi kaldırıp indirip terli terli terli konuşuldu ve kapandı, anlamadım kapandı, uzatma kapandı işte, sevdiğin seni sevmedi, ne kapıysa artık istediğin kadar akşam içkisi iç, kapandı. yola bak, en yakın arkadaşınla atları izlemeye devam et, böyle sevgi olmaz, o çiçek seviyor, seraları gezmeye git. irmik güvelenmiş, bir şey olmaz süte katıp irmik tatlısı yap, sonra da gel “kurduğun bu bağımsız ama derbeder” hayatı burda annat annat.

Written by şenay izne ayrildi

26/02/2017 at 20:45

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

yaşlı ve ergen

leave a comment »

kahvaltı sofrasını toplamıyorum, bulaşıkların suyunu akıtmıyorum, dişlerimi fırçalamıyorum. içerde sigara içiyorum, öksürtüyor, camları açmadan ferhat göçer dinliyorum, emre aydın, öykü gürman, göz yaşı sayıyorum. üç kuruşluk insanları arıyorum, derdimi anlatayım, beni anlamadan bana yol göstersinler, sik gibi tavsiyeler versinler, kendi başlarından geçenleri anlatsınlar diye, telefonlarına bakmıyorlar, atakule’ye kadar yürüyorum. marketlerde bakliyatlara, deterjanlara bakınca ağlamamak için, işe yaramıyor, amk günleri ızdırap, bana her şey istenmediğimi hatırlatıyor, bok gibiliğimi.

Written by şenay izne ayrildi

19/02/2017 at 07:04

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

yormak ama

with 2 comments

pam, roy’dan ayrılınca roy dağıtmıştı, alkollü araç kullanıp sakallı, gözleri morarmıştı, hiç beklemiyordu, dayanamıyordu. en dibi gördükten sonra da karar veriyordu: pam’den vazgeçmeyecekti. sanki bu bir şeyi değiştirecekmiş gibi. içkiye devam etmeliydi oysa. ben donuma işedim bugün, barda ağladım, çıkışta yere düştüm. üstüme bassınlar istedim, arabalar altında kalayım, dayak yiyeyim, yok olayım, adalara geri döneyim, en yakın arkadaşım ile konuşup ölmek. ağladığımı görsünler istedim sonra, biraz merhamet. yüzüme karşı “istemiyorum” dedi, bunu kabullenemiyorum, amk, elimden hiç bir şey gelmiyor, napııyım.

Written by şenay izne ayrildi

17/02/2017 at 20:19

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

kalitem kontrol

with 2 comments

tumblr_m5q29mLvjs1rwu9a6o1_500.jpg

o aramayacak ben de gitmeyeceğim. kereviz yaptım, yoğurtla yedim. ben kafama mandalina koyup fotoğrafını çekip profil fotosu yapan birisiyim, dikkat, bunu komik bulan herhangi birine gönülden bağlanıyorum, karşılık alamayınca küsüyorum, üzülüyorum, dudaklarımı dişliyorum. “bundan sonra bir tek şu üzümlü keke değer vereceğim*” diye yemin içiyorum. ama insanız, sözümüze güvenilmiyor. azıcık yakınlık görünce, “seviyorsun diye tuzlu fıstık aldım” denilince, yeminimizi çiğniyoruz, insanlığa inanıyoruz, kaynağından çağıl çağıl çağlıyoruz. nasıl olunacağını bilmiyorum sevgili kardeşlerim, ama biraz daha kaliteli olmam lazım.

*:Şule Gurbuz

Written by şenay izne ayrildi

23/01/2017 at 17:25

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

herkesle dostmuş gibim

with 4 comments

tumblr_nnljx9VhoG1tqg14lo9_500.jpgbu normal mi, bu normal. havucu rendeliyorum pırasayı doğruyorum, zeytinyağında kavurup kapaklı saklama kabına koyup “9 gibi ordayım” diye mesaj atıyorum, öncesinde o ‘yemek yapıyorum, gelemem’ demişti ya 9’da zili çalı çalıyorum, merdivenleri üçer beşer çıkıyorum. babam telefon edince ona “arkadaşa gidiyorum” deyince benim yıllar sonra ankara’da arkadaş edinebilişime şaşırıyor, inanmıyor belki ama gerçek. sonra biz pırasayı yeyip sahlepleri içip adamların götüne gülüp kadınların soyadlarıyla dalga geçip eski sevgililerden ve işten ve okuldan ve ölen her şeyden bahsede bahsede “bu saatte eve gitme, burda kal”a varıyoruz, bana tişört veriyor. yatıya ka-lı-yo-rum. allahım, 16 yaşındayım, param var ve yarın okul yok gibi. yerimi yadırgamıyorum da mutluluktan uyuyamıyorum. sevgililik, aşk, kardeşlik önemli ama arkadaşlık da önemli be sevgili kardeşlerim, daha önemli, en önemli, hep önemli. şimdi ben meşgul olmasın, işi çıkmasın, önce o arasın diye sinsi sinsi dualar ediyorum, telefonum hep full şarj, gözümün önünde, ararsa ne konuşacağımızı düşünüyorum. başıma aldığım işi seviyor seviyorum.

Written by şenay izne ayrildi

17/01/2017 at 17:10

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı