şenay izne ayrildi

şenay izne ayrildi

Archive for the ‘bırakınız ergen’ Category

gün (- 2)

leave a comment »

n.png

gelişmelerden beni haberdar edin sevgili kardeşlerim, torpido gözünde poşet var, ona kusabilirsiniz, gerisini ben hallederim*. size de öyle oluyor mu be sevgili kardeşlerim, kesin olmuyordur, diyelim birileriyle oturuyorsunuz bık bık bık, konuşuyorlar, aaa ne saçma, sonra siz de konuşuyorsunuz “benim orta okulda bir arkadaşım vardı” filan gibi ya da “a 101’den çikolata aldım” gibi, torpidonun önünden çekilin. hiç konuşmasam ama bu seferde insanlarda “hımm susuyor, konuşunca önemli bir şeyler söyleyecek” beklentisi oluşursa ve ben de “annem patlıcan ezmesi yaptı” diyersem ne olacak? sürekli saul bellow’dan ve allan rayman’dan ve charlie brown’dan bahsetsem de olmaz, beni tek boyutlu biri sanırlar, sığ ve fanatik ve karikatür görünürüm. bilmiyorum be sevgili kardeşlerim, bu yaşımda hala bunların canımı sıkıyor olması canımı sıkıyor, sex. 

*: kavak yelleri.

Reklamlar

Written by şenay izne ayrildi

11/11/2017 at 19:32

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

şakaladım

leave a comment »

9.jpg

amuda kalkıyor, çenesini yukarıya kaldırıp nefes alıyor. karşı apartmandaki kız sanırım yoga yapıyor yapıyor. akşamları elma soyarken onu izliyorum. sahi bu yoga neye iyi geliyorgg, iş çıkışı parkta görüyorum, bir grup yoga yapıyor. rakip mahallede de anadolu yoga derneği açıldı, sonraaa yoga yatağı taşıyan kızlar. daha önce de yazdım, içinde değilsem sinir olurum, yogaya sinir oluyorum. şaka şaka, yogaya değer veriyorum. şaka şaka, canım sıkılıyor, bok.

Written by şenay izne ayrildi

27/09/2017 at 18:10

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

yaş 34 : ağlak ve karamsar

with one comment

 

tumblr_omn3hpMnRn1ttrxmxo1_1280.jpg

bi müsade edin sevgili kardeşlerim, ayak altında dolanmayın, bu duygulanımlar bi geçsin, kendime sinir oluyorumumum. servise yeni bir eleman başladı, hoşdere’nin oradan servise biniyorg, john snow’un her şeyi bilen hali, biraz daha iri ve çok stylish. bununla kalsa iyi, kolunda şamdan dövmesi var, kaç kollu saymadım ama herifçioğlu belki de yahudi? ve bir de serviste shakespeare okuyor okuyor, hem de öyle son basım, dandik basım, hepsi 10 tl basım değil, sahaftan alınmış, yeşil kapaklı, kahvrengi sayfalı basım. onu öyle gören iki gerzek kız da kitap okumaya başladılar, “bak biz de senin gibiyiz” derler gibi, “çoğu şeye çaba harcamamız gerekmiyor, üzerinde saatlerce düşünmeyiz, aldığımız kararlardan pişman olmaz, sonrasında da üzülmeyiziziziz. ailemiz, arkadaşlarımız, sevdiklerimizle birbirlerimizi boğmadan, anlayarak ve severek bir aradayız, yaptığımız şeyler anlamlı ve diğer canlılara da faydalı bir aradayız” . hoohoo bilmiyorlar ki eleman bizim aramızda değil, kimse gibi değil, buralarda biraz oyalanıp “hımm bu halde, buralarda nasıl devam edebiliyorlar” diye bakıp geldiğe yere dönecek dönecek. geldiği yeri ben nerden bileyim, nasıl tarifleyeyim?

Written by şenay izne ayrildi

22/07/2017 at 06:33

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

na haber

leave a comment »

bugün çarşamba çarşamba, bu satırların iş yerinde yazılması. üç gündür işten geç çıkıyorum, çalışıyorum, eve gitmeyeyim de ne. aklıma geliyorsa da çalışıyorum, kâğıda adını karalıyorum. yorulayım, halim kalmasın, unutayım, yaşlanıp, susup, vazgeçip, yok edip, kahredip o bir gün elinde çiçeklerle evine gelecek, mutluluktan uyuyamayacak, birisi ararsa da doğruyu söyleyecek: “iyiyim, evdeyim, mutluyum” diye, ben nolucam peki? savaş tehdidi, haksız ölümler, muhafazakarlık ve yoksulluklar içinde insanlık?

Written by şenay izne ayrildi

07/06/2017 at 17:21

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

şarkılarda yaşamayanlar

leave a comment »

bana eppek verdi emmppek, “al” dedi “kendim yaptım” dedi, “evde yersin” dedi, “nerelisin sen?” dedi. bilmiyor, artık evde yemek yemeye inanmıyorum, merdivenlerde cips yiyorum bazen, en yakın arkadaşım tavsiyelemişti, bim’den aldığım ekleri yiyorum. eve sadece leğeni okşamaya gidiyorum, ne kadar geç o kadar iyi, ne kadar az o kadar çabuk. ülkedeki baskı, iş yerindeki yabancılaşma, “boş yere bekleme” diye kapıyı suratına, beynine, kalbine çarpışlar, en yakın arkadaşının sana yazdıklarını silmesi ve daha yüzlercesi ve binlercesi yüzünden çok klişe ve çok yazık, kafamda dönüp duruyor, “i’m not here” diye “this isn’t happening”. ne zaman bitecek bunlar be sevgili kardeşlerim? efe gibi sulara karışıp yıllar sonra yurduma döndüğümde de her şey aynı olacaksa o zaman niye.

Written by şenay izne ayrildi

26/05/2017 at 18:46

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

manevi hiçbir şey

leave a comment »

tumblr_ol2r2vMAPR1r352jbo1_500.png

bana kokağğiinn verdiler, kokağğiinn, merdivenlerin orda kokağiini kokladım kokladımmm. bu modası geçmiş cesaret, bu sümüklü yüzsüzlük sıhattli bir zihinle olamaz olmamaz. beni kapıdan kovuyor ben çoktan bacanın yolunu yarılamış oluyorum, işten çıkışta dört kere, beş kere evlerinin oradan geçiyormuş gibi yapıyorum yapıyorum. bir milyoncudan leğen aldım, beni görürse eğer “ben de leğen almaktan geliyordum” diyerim diye, bir modern zaman ihtiyacını ayrılık acısına bulayıp. çünkü artık güzel güzel konuşma zahmetine değmediğimden, jandarmalar peşimden koşuyorlar, erbaşlar mı ne. sonra komutan telefonumu alıyor, leğen yere düşüyor, telefonda numaraları siliyor. “evlat yolun yol değil” diyor diyor, nerden evladın oluyorum piç, rütbesini öpüyorum, “bana anlatma komutan” diyorum, göz yaşım kokağğinn kokuyor kokuyorr, geceyi nezarette geçiyorum, sabah leğeni geri veriyorlar. bana gelirseniz leğen almayın, evde leğen var, kokain yok, kokain alın.

Written by şenay izne ayrildi

16/05/2017 at 19:10

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı

sen iyi birisin

with 2 comments

sen iyi birisin, arkandan kapıyı kapat, ben iyi birisi miyim? ‘sen iyi birisin’ dediğinde ve sonrasında gelen ‘ama…’ yı gözlerim kapalı dinlediğim, bileklerimi reçelle ovup çürük dişli nefesimi tutup, son bir kez daha konuşmak gerekiyordu, gurur murur zaten kalmadı, kapıyı da kapatamıyorum, içimde kalacak, hiçbir şey anlamadan “ondan mıydı bundan mıydı” diye diye ördeklere küfür edecektim, sabah akşam vak vak vak. sonra işte bin bir türlü vaziyette ellerimi kaldırıp indirip terli terli terli konuşuldu ve kapandı, anlamadım kapandı, uzatma kapandı işte, sevdiğin seni sevmedi, ne kapıysa artık istediğin kadar akşam içkisi iç, kapandı. yola bak, en yakın arkadaşınla atları izlemeye devam et, böyle sevgi olmaz, o çiçek seviyor, seraları gezmeye git. irmik güvelenmiş, bir şey olmaz süte katıp irmik tatlısı yap, sonra da gel “kurduğun bu bağımsız ama derbeder” hayatı burda annat annat.

Written by şenay izne ayrildi

26/02/2017 at 20:45

bırakınız ergen kategorisinde yayınlandı