şenay izne ayrildi

şenay izne ayrildi

Archive for the ‘bırakınız anlatsınlar’ Category

miniklendim

leave a comment »

tumblr_nf5dlkuLq01rns0quo1_500.jpg

fatoş abla geldi, bora geldi. bizi akşam yemeğine çağırdılar. bizi derken: beni, nükhet hanımları, barış’ı. ziya’yı da çağırdılar ama o gelemedi. fatoş abla mantı yapmış, nişantaşı pazarı’ndan meze almış, kavun da vardı. yedik, biraz muhabbet ettik, sıcaklandık, klimayı açtık, ben luna’yı sıkıştırdım biraz. güzeldi yani. bora, “ben türk kızı istemiyorum” dedi, rus biriyle evleniyor. barış berlin’den dün geldi, gece kapıyı ona ben açtım, “hava çok güzeldi” dedi. incek’teki gibi oldum. iş yerinde olanların (çok çok boktan şeylerin), ailevi mevzuların, memleket kaynaklı buhranların ve terk edilmekliğin üstesinden böyle geliniyor işte. benzer dünya görüşündeki insanlarla kısa karşılaşmalar, kendinden çok vermeden dert dinlemeler, beraber memleketin haline üzülmek, “geç oldu, hadi kalkalım” ve kavun. bi de klima tabii, ahhh klimaağğğ.

Reklamlar

Written by şenay izne ayrildi

10/07/2018 at 19:08

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

orouldu o

leave a comment »

njh

o oldu o, hiç bir şey olmadı, çok az şey oldu. fatoş abla 1 haftalığına istanbul’a gitti. kedisi luna’ya bakmamı istedi, akşamları koşa koşa eve geliyorum, üstümü çıkarıp merdivenleri üçer beşer inip luna’nın mamasını kakasını kontrol ediyorum, en yakın arkadaşımı anıyorum, biraz dolaplarını karıştırıp eski fotolarına bakıyorum, kedi pek yüz vermiyor. sonraağ apartmanın bahçesine lavanta ve gül ektik, bize 500 tl’ye patladı, akşamları onları suluyorum, başlarına bir şey gelecek diye ödüm kopuyor, gelen geçene bağırıyorum, “gidin burdan, burdan geçmeyin” filan diye, özel mülkiyeti çok seviyorum. sonraa, bu sene stajerden pek bahsetmediğimi fark ettim, biraz özelliksiz bir kızdı, yarın son günü, “ne’li börek seversiniz” dedi, “istemez, sakın” dedim, inşallah ıspanaklı getirir. aaa bi de spotify üyeliğimi iptal ettim, uygulama habire duruyor, hata veriyor. allan rayman, 6lack ve basecamp için teşekkür edip vedalaştık, “görüşürüz arada gene yaa” dediyse de yüz vermedim, o iş bitti, beni sağda solda ağlak ağlak göremeyecek, bununla övünürken de göremeyecek. önümüzdeki ay tidal’a geçerim belki, neden olmasın, inceğe düğüne giderim hatta, hayat devam ediyor sonuçta ve bitch i’m beyonce.

Written by şenay izne ayrildi

05/07/2018 at 16:44

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

siktir git tesadüf

leave a comment »

tumblr_ovv6s3eHKw1r1arpmo1_500.jpg

beni bilirsiniz sevgili kardeşlerim, tesadüflere inanmam, tesadüflere şaşırmam. tesadüf gördüm mü kafamı çeviririm, tanımamış gibi yapar, deterjan reyonunun arkasına saklanırım, bu kaçıncı. bugün saat 3’te sıhhiyede avukatın yanına gidecektim ya, saat daha 11, saat 12 de de evden çıkabilirdim. otobüse binebilirdim, ama yürüdüm. bulvarda yolun sağından gidebilirdim ama “dur yav bu seferde soldan kaptırayım” dedim dedim işte. pezevenk gibi de giyinmiştim hani, gören bir daha görüyordu, beyaz pantol, tişörtü pantolun içine sok ve geçen hafta aldığım zincir kolyeyi tak, gözlük o biçim. meclisin orda, arabanın içinde, bilin bakalım kim, gidiyorlardı, gülüşünü gördüm. çok kısa bir andı. belki inceğe düğüne gidiyorlardı. tesadüflerin ve iş kanununun allah belasını versin.

Written by şenay izne ayrildi

30/06/2018 at 16:52

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

balkon konuşmaması

leave a comment »

“…..çocuğumuz olursa / portakal sandığında uyur demiştin…” diye yazmışmış, şimdi o portakal sandığını ters çevirip, üzerine çiçekleri dizip, saksı çiçeklerini, garibanları yani, kavrulurlar diye korktuğumdan salonun serin bir yerine alıyorum, sanki öyle bir yer varmış gibi, salon cehennemi sıcak, bunu biliyor biliyorsunuz. “kar yağdığında / burada olmayacaksın” diye de yazmışmış sonra, büyük harflerle. sıcaklar bastırdığında da olmayacak halbusi, yağmur yağdığında olacak mı, olmayacak, neden olsun ki? yoğurt mayalanmadı, kaynattım, limon sıktım, kesildi, süzdüm, lor peynir oldu. buna sevinmem lazım diye düşündüm, bunları birine anlatmayı istedim. herhangi birine değil, ama sana.

Written by şenay izne ayrildi

29/06/2018 at 18:14

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

incek’li şenay

leave a comment »

tumblr_pas2pmFYU71tt9lrzo1_500.jpg

inceğ’e gittim, incek’e. düğün vardı. gençler evleniyorlardı. laik ve maddi durumu iyi olan insanlarla bir arada olmaya ihtiyacım varmış, 4 bira içtikten sonra biraz oynadım, biraz yanımda oturan nişanlı leydi ile konuştum falan filan. sonra beni eve bıraktılar, “allahaşkına gelin, bi kahve içelim”, geç olmuş, gittiler. şimdi evdeyim, “yaz günü temmuzda’yı” dinliyorum. insanlar benim bu yazdıklarımı ve yazmadıklarımı yaşamıyorlar gibi, daha farklısını yaşıyorlardır muhakkak da yine de, onlar normalmiş gibi geliyorlar, onlar gibi olmak istiyorum, ama çaktırmıyorum.

Written by şenay izne ayrildi

23/06/2018 at 20:56

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

Mitik

leave a comment »

hemen inanıyorum sevgili kardeşlerim, ihtiyacım var, gönülden bağlanıyorum, tutkuluyum, karşılık bekliyorum çoğu zaman. bana “sigortacıyım, bazen ankara’ya geliyorum” derse birisi, onun ankara’ya gelme ümidiyle yaşıyorum. ya da bayılıyorum, çok hoşuma gidiyor, kalkıp lahey’e gidiyorum, bozuk paraları sayıp aç karnına konser saatini bekliyorum. ya da tüm kitaplarını toplayıp, altını üstünü çizdiğim cümleleri “aaaa aynı ben” diye diye ağlayarak, yerlerde yuvarlanarak okuyorum okuyorum. fotoğrafta üstü kesili sağ kulak babamın kulağı. hafta sonu mitike gittik mitike. anam babam umutluydu, ben gene yaya kalacaz diye korkuyordum. bilmiyorum sevgili kardeşlerim, bir boş yere daha umutlanmaya, bir “bu seferki de olmadı, mücadeleye devam”a daha halim kalmadı. yine de elimde değil, umut fakirin kabarmayan poğaçasi, ekşimiş yoğurdu, mecbur ısıtıp yiyecez.

Written by şenay izne ayrildi

19/06/2018 at 11:09

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

akşamüstü hayatım

leave a comment »

tumblr_mqj5qmzDru1sppczho1_500.jpg

ne biçim lan, bu yaşta bile tesadüflere şaşırıyorsun, ohaaa, ufacık bir umut, yoktu ki, artık yok, buna da alışıyorsun, alışmıyorsun da alışmış gibi oluyor. akşam, akşam kıyafetlerimi giyip, akşam aşortmanlarımı giyip yani, dünden kalan mamayı yeyip, 2 bölüm seinfeld attırıp, “biraz yürüyeyim mi, siktir et yaa, ya da yürüyeyim yürüyeyim” diye diye, münazaraya inanıyorum, münazara yapıp yürümeye karar veriyorum. “şimdi şurdan mı gideyim, şurda bi kedi görmüştüm biraz da oraya gideyim” diye diye mahalleyi görsel görsel ezberlerken, aaa karşıdan, bilin bakalım kim, ohaaa kiminle el ele tutuşup geliyorlar, iyi akşamlar diyorum diyorum, iyi akşamlar, sesimi duyuyorum. hemen buraya ne yazacağımı düşünüyorum. anamı babamı ülkemi geleceğimi geçmişimi değil, dram seviyorum, hemen buraya ne yazacağımı düşünüyorum. değerinizi bilin sevgili kardeşlerim, tetikte olun, sonu kötü oluyor, mahallenizde yürümeyin.

Written by şenay izne ayrildi

12/06/2018 at 18:09

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı