şenay izne ayrildi

şenay izne ayrildi

Archive for the ‘bırakınız anlatsınlar’ Category

oraya gittim buraya gittim

leave a comment »

oraya gittim buraya gittim, hafta sonu doktora gittim, oradan işe gittim, yapamadım, erkenden kaçtım, seraya gittim. eski en yakın arkadaşımla neresi olduğunu unuttuğum bi yerdeki seraya gitmiştik bi kez, şimdi onu özlüyorum, yapraklı çiçeklere bakıyorum, dönüşte ulus’ta yeni yapılan caminin avlusunda oturdum biraz, tek bir ağaç yok, mermerlerine baktım, çiğ sarı boyalı süslemeleri ve aynısının aynısı işlemeler, ezan okundu, kadının biri telefonda “kafam kazan gibi” diyordu, yıllar önce, bir yaz günü, üsküdar’daki o caminin de avlusunda oturmuştuk, off ne çok anı. eve dönüşte marketten en küçük lahanayı almaya çalıştım, üç e böldüm, beş e böldüm, küçülmedi, küçülmeyen lahana pişince ev lahana koktu koktu. şimdi oturuyorum, okurum diye aldığım kitaplar karşımda, ütülenecek gömlekler yan odada, yıkanacak bulaşıklar mutfakta, elektrikli soba yanıyor, biraz abartı olacak gibi ama sanki bir şeylerin sonuna gelmişim gibi, olan oldu, hepsi bu, sonrası yok gibi.

Reklamlar

Written by şenay izne ayrildi

19/11/2017 at 16:13

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

o kadar anlamlı ki, o kadarrgg

with one comment

Z1YOPSOleoy9fay71fPMkGFAo1_500.jpg

en yakın arkadaşım burnumdaki siyah noktalara değil, koca annıma değil, kıllı kollarıma değil kalın bacaklarıma övgü düzüyordu, o benden kısaydı ve ince bacaklıydı, “never skip the leg day” demezdim ona da “çok yürümekten zaar” derdim ki gerçekten çok yürürürmümüm, hem de yıllardır, hem de sadece fukaralıktan değil, bilmem, seviyorum yürümeyi be sevgili kardeşlerim. bunu yüz bin defa yazdıysam da siz de bir kere daha okusanız ne olur? ama bir haftadır dizlerim ağrıyor, uzatınca da geçmiyor. önceden kör olmaktan korkardım, şimdi istediğim kadar yürüyememekten korkuyorum. başıma gelmemesi için de bir neden yok hani. onun dışında hafta sonu hava kapalıydı, sıcak havalarda evde duramayan ben soğuk havalarda da evde duramıyorum, dizimi ova ova dolandım iki gün, bi şeyler bi şeyler işte. ayten teyze atatürk’lü türk bayrağı verdi, “madem bölündük, tarafımızı belli edelim” dedi dedi, hangi tarafta olacağıma karar verdi, ip de verdi. tartışacak bi sebep yok, astım bayrağı. atatürk atatürk dalgalanıyor şimdi, cama vuruyor arada, ödüm kopuyor. yürümeyi sevmekten dizimin ağrısından atatürk’lü bayrağaa nasıl geliyorum, bu yazılanlar niye yazılıyor, ne anlama geliyor ve nasıl sonuçlanacak acebaaggg?

Written by şenay izne ayrildi

29/10/2017 at 17:04

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

daldan dala meme

with one comment

20171023_173341

kapıda dikilmeyin sevgili kardeşlerim, içeri girin, ayaklarınızı çıkarın ama, ev temiz, evi kirletmeyin, bu bazı şeylerden daha önemli, mesela seks. akşamları hava erkenden kararıyor ya, 9 da uyumayayım, internet tat vermiyor, dizi izleyemiyorum, konuşacak kimse de yok diye diye evi temizliyomyom, motivasyonum yüksek. siz benim kardeşimsiniz, sizden saklayacak değilim, hafta sonu türbanlılar diyarına gittim, allahım bu ne kadar çok inanan yav, şaştıkça şaşırıyorum. burada, evdeyken “ben onun balgamından, ağız kokusundan iğrenmezdim büyük ihtimal” diye deşmediğim şeyleri yüzbininci kez deşerken hobilerimle, kitaplarla ve spotify müzikleri ile sarmalanmışken iki günlük türban diyarı ziyaretinde değiş değiş değişmiş mekanlar, gençlik ve çocukluk nostaljileri ve aile mevzuları ile gerçeğim şaşıyor, aaa bu ne derin uçurum, hangisi gerçek? burada, yarattığım bu eski moda koza içinde çoğu kimseden daha şanslı olduğumu anlıyorum. bir iyilik hali varsa bunu diğer varlıklarla paylaşmam gerek gibi hissediyorum. kedi evi yaptım.

Written by şenay izne ayrildi

23/10/2017 at 17:25

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

günlerin köpeği

leave a comment »

elmaları küp küp doğrayıp, şekerleyip bir saat tencerede, evde portakal yok, mandalinalar daha tatsız, yine de mandalina suyunda bekletip biraz karanfille ve tarçınla kaynatınca allahım, o ne güzel koku, sanmıyorum ki bu ev daha önce ve bir daha böyle koksun. tumblr’da yazıyordu “good food, good mood” diye, az biraz da güneş vardı, ev tozlu ve dağınık ama yine de biraz iyi hissettim. şimdi akşam. 790 sayfa philip bitmesin diye mendille yüzümü kapatırken 580 sayfa kemal’e “ee ama sende be kemal” diye surat asıyorum, happy together’ı da abi o hasta haliyle kalkıp bir vefasıza yemek yapmasına kadar izleyebildim. son bir kaç ayda yaşadıklarımı biraz daha gençken yaşasaydım ve bu eserleri yol göstericim diye seçseydim, çünkü o zamanlar da bunları konuşacak kimse olmazdı da başkasının hayal dünyası nasıl çalışıyor, durumlara, olaylara nasıl katlanıp cevap veriyorlar diye diye, gelip burada dertlenmekten o kadar sıkıldığım halde ama başka yolu da yoksaydı işte, şimdi nerede olurdum acebaggg? onun dışında neoliberalizm, kentsel rant, mutenalaşma, muhafazakarlık diye diye dolaştım biraz, ulus’ta çiçekçilere baktım.

Written by şenay izne ayrildi

15/10/2017 at 17:35

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

six lak

leave a comment »

serin havada, öğle tatilinde 1 saatlik arada bisiklete bindim, elma topladım. içerlerde oturamıyorum, kemal gibi kaba şeylerle oyalanamıyorum, çoğu şeyi lüzümsuz buluyorum, bunları zaten biliyorsunuz. “yenisini bulursun ama eskisini unutamazsın” gibi bi şeyler okumuştum. şimdilik doğru, sağa sola haber saldım o yüzden, yenisini arıyorum. bu kış kahverengi ağırlıklı bu evden anıları deşerek, erkenden kararan havada 6lack dinleyip dinleyip battaniye altında para hesabı yaparak sağ çıkamam, hissediyorum. ülkede olan her şey de bu duygulanımları o kadar anlamsız kılıyor ki, kendime sinir oluyorumg.

Written by şenay izne ayrildi

11/10/2017 at 17:30

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

bugüne özerg

leave a comment »

8.jpg

çarşamba, akşam, konuşmayı istemek, aşure. işten saat 9’da çıktım, otobüsü kaçırınca taksiye bindim (12,30), kendime sinir oldum. eve gelişim oldu mu sana 22 : 15, bu saatte bi şey yenmez, 3 avuç kabak çekirdeği belki, kabukları ile birlikte, 2 elma, belki. hhhaa yoo yoo, banyo filan yapamam bu saatte, offf bulaşıklar. bayık şeyler de yazamam bu saatte de o zaman niye? şükrettiğim şeyleri yazayım mı? hem beni daha iyi tanırsınız ve “aaa ama kaldı mı böyle insanlar?” dersiniz, belki sonra. geçen hafta 4 kişi işten ayrıldı, 4 ü de yurt dışında iş buldu, gidiyorlar. onlar adına seviniyormuş gibi yaptım, hemen linkedin de profilimi güncelledim de profilime koyacak foto bulamadım. hepsinde ya alnım boyalı ya şehlayım ya da charlie brown. beni böyle işe almazlar, onlar adına üzülüyormuş gibi yaparım ben de, gelir hırsımı sizden çıkarırım looo. onun dışında bugüne özergg, hepsiburada da mama indirimi varmış, 30 kg mama aldım. kargo gelirse evde olmayacağım, 30 kiloyu kargodan eve taşıyacağım, “ölürüm de taksiye binmem” dedi beli fıtıklı. seks.

Written by şenay izne ayrildi

04/10/2017 at 20:47

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

frrrr

leave a comment »

tumblr_mb85vy1XpV1qchswlo1_500.jpg

pazar, sabah, allan rayman akustik sabah, elma sabah, çamaşırlar makinede sabah, konuşmayı istemek. tatilden sonra çoğu akşam ve hafta sonları mesaiye kalıyorum, iş çalışıyorum, hem eve gelip ne yapacam ki hem de biraz para kazanıp o parayı hiç bir sike derman olmayan şeylere harcarım. çok güzel bir kitapta, toplama kampındaki mahkumların şeylere karşı ilgisizliğini “anormal durumlarda anormal tepkiler vermek normaldir” diye açıklıyor ya yazar, tek önemli olan içgüdüsel olarak hayatta kalmaya çalışmak diye, çünkü intihar o şartlarda bile kolay gelmezmiş, gelmezmiş işte. hemen bunu alıyorum, “aaa evet, aynı ben” diye baş tacı ediyorum, sonradan okurum diye gelip buraya yazıyorum.

Written by şenay izne ayrildi

24/09/2017 at 05:52

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı