şenay izne ayrildi

şenay izne ayrildi

film haftasonu sıkıcı

with 7 comments

nefret dolu kasabımız hücreden bozma odasında yaşlanmış, zamanı her şeyini çürütmüştür, sıcacık gecede terden sırılsıklam dışarıdan gürültüler geliyor, bu onu şimdilik son görüşüm. fantastik ve “rahatsız edici” irreversible da, olaylar şiddetle başlayıp mutlu sonla bitiyor. sondan başa izlediğimiz filmde, karakterlerin geleceğini filmin başında görüyoruz: ikisi hastanelik, biri hapishanelik oluyor. başı dönüyor ve şok oluyor, ama daha kötüsünü istiyorum. noe’nin (ona soyadıyla hitap ediyorum) kısaları hariç bir filmi kaldı.

Reklamlar

Written by şenay izne ayrildi

08/05/2011 08:21

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

7 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. şenay, bir kaç gün önce seyrettim irreversible’ı. çok başım döndü. tersim döndü. hele o ilk yarım saat var ya. beynim büzüştü, gözlerim pörtledi. ama O beni uyarmıştı da, dayanırım ben dediydim. hele de o alt geçitteki olayı izlerken ağlayıp üzüleceksen seyretmeyelim demişti de, “nayerr!” diye itiraz ettiydim. o yüzden sesimi çıkaramadım film bitince. salak salak kaldım epeyce. bir de gittikçe mutlandı ya film. başlarını yüreği kaldırana sonları ödül gibi.

    noe, yine de pişman değilim bebeğim, sen çek ben izlerim(ben de soyadıyla hitap ettim bak:)

    aglea

    08/05/2011 at 09:31

  2. “filmde yaşlı adam, zaman her şeyi yok eder, diyor. kızımla yattım, diye ekliyor. onu dinleyen, biz hepimiz şeytana aitiz, diye cevap veriyor. aklıma takıldı. zaman yok etmeye yarıyorsa biz nasıl bir şeyler olsun diye zamanın geçmesini bekliyoruz. zaman hem yaratan, hem öldüren mi yani? kafama takıldı. bu gece bana uyku yok. bir de ne kolay şey; tanrı yoksa her şey mübahtır, demek. bu lafa sığınmak. ivan kitapta yanlış yapmıştı yol göstermekle, kendisi inanmadı delirdi, ama vicdanı olmayanlar şifreyi kaptı. ”

    Çok önce, gecenin bir vakti filmi seyrettikten sonra bunları yazmıştım birine. Sonra kendime gelmek için, “zamanda başka türlü evrilenlerin” videosunu seyretmiştim. O da şuydu;

    İnan, filmden daha çok sarsıyor insanı. Hem senin oraların havası;)

    Gaspar (ben adıyla sesleniyorum ona) iyidir, ama karısı Lucile “bence” daha sağlam film çeker. Innocence’i seyrettin mi Şenay? Çok beğenmiştim ben.

    Böyleyken böyle işte.

    Justine

    08/05/2011 at 13:08

  3. hoohoo, sevgili aglea, biz (ben ve yusuf atılgan yani) bu duruma “sinemadan çıkmış insan” a dönmek deriz -noe diyenler klubüne hoş geldin.

    sevgili justine, iyi yazmışsın. o yaşlı adam işte, ilk iki filmdeki kasaptı. biz bir şeyler olsun diye zamanın geçmesini beklerken bir şeyler çürüsün diye de bekliyoruz belki de, bilmem ki. buraların bir kısmı böyle havalarda işte. innocence e bakacağım, bakacağım. seni de noe diyenler klubünde görmek güzel olurdu ya.

    şenay izne ayrıldı

    08/05/2011 at 17:07

  4. Pier Paolo Pasolini ve Helma Sanders-Brahms kötü bire doktordur noe gibi ne zaman iğne vuracak olsalar hep iğneyi vücutta kırarlar

    Hacivat

    09/05/2011 at 13:54

  5. notumu aldım.

    şenay izne ayrıldı

    09/05/2011 at 16:33

  6. Helma Sanders-Brahms zor bulunur bu yüzden ona paralel birisini ekleyelim.

    Todd Solondz

    Hacivat

    12/05/2011 at 13:13

  7. paylaşım için teşekkürler. pek sevemedim ama. bilmem.

    şenay izne ayrıldı

    12/05/2011 at 19:05


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: