şenay izne ayrildi

şenay izne ayrildi

birşeylerbirşeyler

with 2 comments

heyy bilin bakalım saat kaç ve bilin bakalım nerdeyim… hoohooo, evet, bildiniz. birkaç birşey olunca yazasım geldi. e zaten blog demek bu değil mi?

pazartesi günü, sevgili şirketimiz bizi ata’nın kabrine götürdü. günler öncesinden koyu giyinmemiz tembihlendi ve orada annemizin babamızın öldüğünü düşünerek duygulanmamızı. ben siyah bir şapka taktım, yüzümün yarısını siyah bir fileyle örttüm. duygulanır da burnum akar diye de siyah ipek bir mendil. ahhh, çok yaslı. anıtkabirde bizlere rozet, atatürk resmi ve karanfil verdiler. çakı gibi askerlerin önünden sinek kayar gibi geçip, cd den okunan bir istiklal marşına mırıltılarla eşlik ettikten sonra karanfillerimizi bıraktık. anıtkabir in olduğu alan kurtarılmış bölge gibiydi, yeşiller ve protokoller. ilk defa bir anıtkabir görmüş oldum ben de.

ikincisi, çok güzel bir fotograf makinesi aldım. 324 ytl. şimdiden 12 tane fotoğraf çektim. hepsi de camdan bakarak. sokakta durup fotoğraf çekecek cesaretim yok şu anda. ne bileyim, ya herkes bana bakarsa? “şuna bak” derlerse.

şimdilik bu kadar.

Reklamlar

Written by şenay izne ayrildi

10/11/2010 20:03

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

2 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. pardon ama, her yıl bir fotoğraf makinesi?! geçen yıl aldığın ne oldu ki? hem ondan sadece gece vakti bulanık bir şehir görüntüsü gördük. ben de alacağım yeni bir tane. hatta ben neredeydim bugün? bursa’da. ablamla ne konuştuk dersin? onu heykeltraş kursundan vazgeçirip, fotoğraf kursuna gitmeye ikna ettim. ama dedi, nasıl bir makine? ne bileyim, dedim. ve işte hal böyleyken sen!… ablam emekli öğretmen hem ve pek havalı. herkesin ona bakmasından çok memnun, geniş kenarlı şapkalar, kocaman güneş gözlükleri, kalçada kalın kemerler… herkes ona bakabilir, şuna bak, diyebilir, hiç aldırmaz. hem dedim, yeni minimalist mobilyalarınıza ne çok yakışır siyah beyaz kendi fotoğrafların…

    bilgin varsa, bana yaz ne almak icab eder. kaçak’a da soracağım ya, sen de yaz.

    yorgunluktan sarhoş gibiyim ve vedalaşamıyorum. tamam. bu kadar. veda ve sevgiler… ler… ler… ler

    endiseliperi

    10/11/2010 at 21:35

  2. sevgili peri, onu calistigim yer almisti, sonra da geri aldilar, çünkü o iş yerinden ayrılmıştım.
    heyy, bursa da şebnem ferah çalan bir çay bahçesinde kestane ağacı görmüştüm. ve bursa müzesine gitmiştim. ablanı kendime örnek almak istiyorum.
    fotograf makinesi için mail atacağım.
    sevgiler & sevgi.

    şenay izne ayrıldı

    12/11/2010 at 16:31


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: