şenay izne ayrildi

şenay izne ayrildi

pozitive

leave a comment »

cehennem gibi geçen 2 aydan sonra mustafa sevdiği ile barıştı, 365’te son vedayı etmek için buluştuklarında ağladılar, aynı şeyleri yaşadıklarına sevinip tekrar barıştılar, “yaşanması gerekiyormuş” deyip birbirlerine daha güçlü şekilde bağlanıp. çalan her telefona “acaba o mu” diye heyecanlanmalar bitti artık, ortak arkadaşların ağızlarını aramalar, onsuz devam etmeye çalışmalar bitti, kendini avutmaya çalışmalar, kafa dağıtmak için yabancılarla seks, merdivenlerde kokain, üç kuruşluk bütçeni şuursuzca harca, bitti. herkese onu anlatmalar, herkeste onu aramalar, şarkılara hislenmeler bitti, her şeye karşı derin bir ilgisizlik, yeniden başlamaya takatsizlik, gelecek yok, sadece pişmanlık ve geçmiş, böyle olmasaydı öyle olurdu, barıştılar işte, bitti. kocatepe’deki o viran apartmanda buzdolabını açıp, buzdolabı boş, bakıp, yemeklerin tatsızlığı, çiçeklerin cansızlığı, havanın karanlığı, gece dolaşmaları, yaşamak, bitti.

Written by şenay izne ayrildi

17/01/2019 at 17:59

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

yok bir şans daha yok

leave a comment »

şarkıda diyor ya diyor “when you had the choice you chose someone else” diye “i don’t wanna talk” diye. başkalarını seçtiler, ben konuşmak istiyorum. bir yola baş koymuşcasına, inatla, gürül gürül, saçma sapan, aynı mevzuları, bin defa, boşluğa, sevdiğim ve sevmediğim şeyleri, liberal zihnimin hükümet yanlısı bir muhafazakar ile dört duvar arasında sıkışmışlığında, minik bir rozeti bile takarken iki kere düşündüğüm insanların arasından akşam eve dönüşlerimde şöyle bir vitrinlere bakıp para hesabı yaptığım uzun kışlar, önemsiz şeyler, küçük domatesler, politika, mücadele, vücudum, akşam yemekleri, sabah atıştırmalıkları, fotoğraflar, ölmüş yakın arkadaşlar, internetteki çürümüşlüğüm, annem babam ablam, kitaplar, müzikler, resimler, tumblr’lar her şey her şey. 

Written by şenay izne ayrildi

11/12/2018 at 18:11

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

her şey mustafa hakkında

leave a comment »

haftamsonu, markete gittim, spora gittim, mercimek çorbası yaptım, banyoyu temizledim, ütü ütüledim, öğlen uyudum, geçmedi, geçmiyor. mustafa’ya mesaj attım, saçma sapan emojilerle, buluşalım diye. buluştuk sonra. dertli kekliğim, ben konuşursam hep aynı şeylerden bahsederim, “ev soğuk, fiona apple’da her şey var, xxxx için yaşlıyımımımm, yeni eleman telefonda çok konuşuyor” diye diye, o yüzden onu konuşturdum, 1 ay önce biten ilişkisini, iş yerindeki gerilimini, yüksek lisans planlarını filan, instağramm story’lerine baktım, “bi bira daha içelim” diye ısrarladım, 54 tl hesap ödedim. manyak dizisinde de vardı, para harcayarak, parayla intimacy satın alıyorum, arkadaşlık dileniyorum, 2021’i bekliyorum.

Written by şenay izne ayrildi

09/12/2018 at 19:43

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

yurt dışında tumblr

leave a comment »

çok üzgünüm sevgili kardeşlerim. yoo yoo, yeni eleman tiyatroya bilet alıyor diye değil (tiyatro ne yavvgg), six foot’ta kaloriferi açıyor diye de değil. tumblr 17 aralık itibariyle adult içeriği yasaklayacak, meme olmayacak yani. tumblr benim için yurt dışına gitmek gibi bir şey, yani vasat türk varlığının olmadığı, acayip yaratıcı, şok edici, offensive ve seksi içeriğiyle kendimi rahat hissettiğimi ve zamanı yediğim bir mecra, emperyalizm ile zenginleşip bundan az da olsa yoksul halkın nasiplendiği, aydınlanmanın, sanayii devriminin ve reformun yaşandığı bir mecra işte, anladınız. şimdi bu alanı daraltacaklar. ben de pursaklar’dan şehre giriş yapmış gibi olacağım belki, o plastik heykeller ve toki, büyük camii ve her yer iman. tanışmak için çaba harca ve bu çabadan nefret et.

Written by şenay izne ayrildi

05/12/2018 at 17:44

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

o ondu o

leave a comment »

o oldu o, hiçbir şey olmadı, yeni başlayan eleman cuma namazına gitti. buna biraz şaşırdım, biraz değil bayaa, sadece filmlerde namaz kılınırmış gibi şaşırdım. sonra “hep böyle olmaz mı zaten” diye kendimle konuştum, bakalım ben neye ne kadar tolerans gösterebiliyorum’u göreceğiz diye. onun dışında ev soğuk, buz gibi soğuk, meme gibi soğuk, bunu o kadar biliyorsunuz ki yine de yazıyorum işte. buna ve mesela çorabımı çıkarsam ve koltuğun altına fırlatsam diyelim, ben kaldırana kadar o çorabın orada kalacağına hala inanamıyorum, öyle bir tek başınalık işte. bu sadece filmlerde olsa keşke ve sonra işte o filmin yayın hakları bende olsa ve film 138 milyon dolar gişe yapsa meksika’ya taşınırdım. 

Written by şenay izne ayrildi

30/11/2018 at 17:28

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

gün yok

leave a comment »

gün yok, inekler çayırlarda kaldılar. kitapçı ile jean rhys hakkında konuştuk, meksika’lı ile bilardo oynadık, hollandalı’nın kedilerini ve gizli bahçesini sevdik, bana şans dilediler, onlar da orada kaldılar. “but on this dry desert my friend, / i have been thirsty for love and hungry for tolerance” diye yazmışmış. sütü kaynattım, karnıbaharı haşladım, su içtim. bazı şeyleri kabullendim artık (başka seçeneğim varmış gibi de).

Written by şenay izne ayrildi

27/11/2018 at 16:27

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

gün vi

leave a comment »

isimlerini hatırlamıyorum, milliyetlerine hitap ediyorum, gizli faşistim, hintli’ye bu işi nasıl bulduğunu soruyorumum, alman’a bu işe girmek için not ortalamasının kaç olması gerektiğini, belçikali’ya eleman arayıp aramadıklarını. hepsine cv’imi verdim, blog istatistiklerimi gösterdim, instaagrraam storylerimi izlettim, başka yapacak bir şey gelmiyor aklıma, bu da olmazsa ‘allah büyük’ deyip vazgeçeceğimimim.

Written by şenay izne ayrildi

23/11/2018 at 08:06

yeni kategorisinde yayınlandı