şenay izne ayrildi

şenay izne ayrildi

düşünüyorum uzay

leave a comment »

tumblr_inline_p7qar9pMXd1s48u4s_500.jpg

gerçeklerden nasıl kaçıyorsunuz sevgili kardeşlerim? ben geçmişi anarak, çünkü geçmişte her şey çok güzeldi. misal 2014’te, tatilde, lorde dinliyordum, denize çıplak giriyordum, böbrek taşı düşürüyordum, ahhh ne güzeldi. sonra bir de uzay hakkında bir şeyler izleyerek ve okuyarak. misal kara delik. uzay ve uzayla ilgili teoriler ve gezegenler o kadar göz kamaştırıcı ki. tabii ki de hepsini anlamıyorum ama orada bambaşka bir gerçekliğin olması, teoriler ve havsalanın alamayacağı şeyler sana sığınılacak bambaşka bir gerçekçilik olduğunu söylüyor. atıyorum sen “hımm saat 4 gibi mercimek ve yoğurt yiyeyim ki öğlen ve akşam yemeklerini birleştireyim” diye düşünürken evren o kadar genişliyor ki ve gerçekten o kadar büyük ki, neredeyse sonsuz, hatta sonsuz, ona yeni isimler veriliyor, işte bu kadar büyüklükte, bir yerlerde senin atomların ve diğer tüm atomlar buradaki ve şimdiki halindeki gibi dizilmiş olabilirler ve sen kendinin aynısına rastlayabilirsin, gerçeklerden kaçamamış olursun yani ve bu seni üzer.

Written by şenay izne ayrildi

18/08/2018 at 20:26

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

na-tatil

leave a comment »

tumblr_pcknfcFvqt1rjpoteo1_400.jpg

mavi gömleğim mavi değil gibi, keten pantolum sentetik gibi, ayakkabılarımı silsem de temiz görünmüyor, yüzümü iyice yıkadığımda da kirli gibi, konuşunca da saçmalıyorum. akşam yoğurt yedim, barış aradı, bayramda bi yerlere gidiyormuşmuş da ben burda mıymışım filan diye sordu, çiçeklerinin sulanması lazımmış da bi şeyler bi şeyler işte. evinde şık saksılarda cins çiçekler, insağram’dan satıyormuş da bilmem ne bilmem ne. onun mavi gömlekleri, keten pantolları, temiz ayakkabıları ve temiz suratı canımı sıkıyor, ona belli etmiyorum ama iyi niyetli ve espirili konuşmalarına sinir oluyorum. ben ne değilsem o o. ekonomik kriz, annemin evi terk edişi, iş yerindeki buhranlar yetmiyor, bir de bu, birinin kedisi birinin çiçeği derken, deri tulumumla denize girmeyi düşlerken ömrüm geçiyor lan. biraz dinlenmek istiyorum, biraz değişiklik istiyorumumun ama bayramda bile çalışacuuukk gibi.

fotoyu geçen sene babam çekmişti, şile halk plajında.

Written by şenay izne ayrildi

15/08/2018 at 19:26

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

memeden

leave a comment »

tumblr_onecfqD0GV1rvqfdwo1_500.jpg

şarkıda diyor ya diyor “i miss that stupid ache” diye, bir iki ay öncesinin gerzek dertlenmelerini özlüyorum, en azından biraz anlamlı bir gerzeklikti, yaşadığını hissettiriyordu, kıvrandırıyordu ama. şimdi şeyin de bir zamanlar yazdığı gibi “sadece sitoplazmamı dağılmaktan koruyan bir zar” gibiyim, çoğu şeye çok az tepki veriyorum, hemen geçiyor ki gerçekten ama gerçekten hiç önemli değil, bunu yazmasam da olmuyor.

Written by şenay izne ayrildi

10/08/2018 at 18:47

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

az spinoza

leave a comment »

tumblr_obduztozTg1tlb5xto1_500.jpg

serviste spinoza’nın hayatını okuyorum, daha doğrusu okuyormuş gibi yapıyorum, kafam almıyor. kartezyen düşünce, töz, her şeyin biricikliği filan. sosyal medyada bu kadar yavşaklığa batınca ve ülkede durumlar bu kadar vahimken çoğu şeyde bir ciddiyetsizlik seziyorum, önceliğim spinoza ve onun kafayı yorduğu şeyler değilmiş gibi, şimdi bunların sırası değilmiş gibi boş vermeye yatıyorum, boş veriyorum. boş verince de tumblr’da gay’lere zencilere artistlere, instağram’da sokaklara ve hayvanatlara, annem evi terk etti, bir paket krakerle bütün gün istanbul sıcağında dolaştıktan sonra bana geldi, eve gelince biraz da onun göz yaşısına dalıyorumg. o kadar çok denize girmek istiyorum ki, şu anda tek hayalim kimseye görünmeden denize girmek, deniz suyu yutmak. bu gidişle biraz zor gibi.

Written by şenay izne ayrildi

04/08/2018 at 20:18

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

bilgilendirmeg

leave a comment »

bu aralar uyuyamıyorum sevgili kardeşlerim, uyuyunca huzursuz uyanıyorum, biri kapıya gelmiş gibi, sırtımda bir şey geziniyormuş gibi, uyanıyorum. gece serin, kısa öykü okuyorum. hani vüs’at o. bener’inkiler hariç öykü sevmezdim, severmişim meğer. daha doğrusu alice munro’nun bu kitabındaki öyküleri sevdim. gündelik hayattaki minik dramları zamanı atlayarak sıçrayarak anlattığı öyküleri süper lise ingilizcemle mır mır okuyorum. aklımda çok az şey, canımı almaya çok yakın, ama almıyor, dağılıyor. dağılmak demişken basecamp dağıldı, oksana shacko “intihar” etti, luna elimi çizdi.

Written by şenay izne ayrildi

25/07/2018 at 18:45

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

hafta sonu maliyeti

leave a comment »

tumblr_nukuontpuO1qd2pkco1_500ekmek : 1 –> evde kahvaltı yaptım sabah, vantilatörü ekmeğin arasına koyup yedim, bildiğiniz gibi ev çoh sıcahhh.

kızılay’a yol parası : 2,75 –> saat 3 gibi evden çıktım.

terzi : 10 –> pantolonum ve sandalyenin arkalığı yırtıldı. terzi 5 tl yeter dedi, ama 5 tl az geldi, 10 tl verdim, sikerler.

berber : 25 –> saç 6, sakal 4 yazıyordu tabelada. zaten saçları 3 e kestiriyorum, berberde sıra da yoktu, içeri girdim. saç, sakal kestirdim, saçlarımı yıkattım. “kaç para usta” dedim, “25 yeter” dedi, lannn? neden 25 diye soramadığım yetmiyormuş gibi kaşlarım ve burnum ortaya çıktı iyice.

domates ve kayısı : 4 + 3 –> pazara gittim, biraz yağmur çiseledi. iki hafta önce bamya 14’dü, bu hafta 8’e düşmüş. biraz yemeklik alayım dedim ama almadım. haftayı yoğurt, mercimek, domates ile geçiştireceğim büyük ihtimal.

cüzdan : 25 –> cüzdanım yırtıldı, kilitleme mekanizması bozuldu.

üçlü fiş : 12,75 –> “15” dedi, pazarlık yaptım.

gözleme + çay : 11 –>evet.

eve dönüş : 2,75

toplam : :(

 

Written by şenay izne ayrildi

21/07/2018 at 21:04

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı

işe alınım

leave a comment »

bi dakka sevgili kardeşlerim, siz de amma meraklı çıktınız haaa, daha yeni içeri girdim, bi elimi yüzümü yıkayayım, anlatacaaağğm. atılım’dan ve odtü’den toplam 4 elemanla görüştük bugün. ik’daki leydi gelemedi, ben ve müdür müdürüm. elemanların yaşları biraz yaşıma yakındı (33), sanırım ondan, şu ana kadar görüştüklerimiz içinde en beğendiklerim oldu, 25 – 28 yaşındakilerin kendilerini övmeleri de tevazuları da canımı sıkmıştı. müdürüm de benzer görüşte gibi. süreç devam ediyor ediyor. elbette biliyorsunuz, söylemek bana düşmez de, hayat bazıları için çok zor be sevgili kardeşlerim. yani burda yazdıklarımı okuyup da yüzüme tükürecek insanlar tanıyorum. bugün mesela, çocukcağız diyeceğim, 33 yaşında, babası felç geçirmiş, onu anlatmak zorunda kalıyor, yutkunuyor, bakışlarını kaçırıyor, her şey bir anda anlamsızlaşıyor. çocuğu 10 dakikadır tanıyorum ama yine de bir şeyler yapmak istiyorum onun için, tek yapabildiğim de konuyu değiştirmeye çalışmak oluyor ve gelip burada “ben böyle biriyim” diye caka satmak, siksokbok. öyle işte. gün geçmiyor ki kendimden tiksinmeyeyim. eve gelirken karpuz aldım, fatoş ablo finike’ye gitti, eylül’e kadar luna’ya ben bakacağım, ararsanız onun arka odasında uyukluyorum.

Written by şenay izne ayrildi

18/07/2018 at 15:35

bırakınız anlatsınlar kategorisinde yayınlandı