me, myself ve bok
akşam, parktan geçerken, laf arasında bunu dinlerken, mahalle bu gece yalnız uyuyacakken yani, siyah pardesülü adamın biri “iyi akşamlar” diledi bana. şarkıdan apartarak “bana iyi akşamlar demeyin, ben burada misafirim, kalıcı değilim” dedim adama, kıyafetim, duruşum, bakışım, demedim tabii, “eve gidince çamaşır yıkayayım” diye düşündüm.
hamiş: çamaşırlar yıkanıyor.
