bilgisayarı salona taşıdım; dev ekranda oyun ve anime.. kendimi şımartıyorum.. niye buraya yazıyorum? çünkü daha kolay. bir de oluyor işte böyle şeyler. gitmek de kalkmak da zor pufff
geldin işte! içime dert olmuştu, ki öyle gözgöze gelip bir uzun sohbet etmişliğimiz bile yok senle burada. ama günlerce aklımdaydın ve nasıl güceniktim sana. kapı kilitli, diye. belki kapı ben girmeyeyim diye kilitliydi, filan. böyle, çocuk gibi, saralı hastalar gibi tüm kabahati kendi üstüme alıyor ve suçluluk duygusuyla kıvranıyordum. gidişin ve dönüşün için hiç bir şey yapmadığım için. aklımda hep truman capote’yi tekrar okusam ve çok güzel bir bilmece hazırlasam diye geçirip durdum. ama bir türlü elim gitmedi. hergün böyleydi bu, en az bir kere aklımdaydın.
kimbilir kaç kişi vardır böyle gitmene üzülen, gelmene sevinen. bazıları hiç ses vermez, böyledir bu.
az önce bir kitap okuyup bitirdim. gözyaşları içinde kaldım. öyle güzeldi ki ve aslında öyle matraktı ki. hep gülmem gerekirdi ama ben en şamata bölümlerde bile gözyaşımı zor zaptettim. kitapta galonlarca şarap içildiği için de gidip şu sıcak öğle sonrasında bir şişe şarap açtım. hemen ve biraz başım döndü ve içinde bulunduğum duygusallık gördüğün gibi had safhaya ulaştı. tam da bu sırada senin geldiğini görünce öyle çok sevindim ki tüm bu ağır duygusallık halinin, seninle olan şöyle uğramalı, “bakalım hayatta mı, iyi mi,” yollu bulutsu ilişkimizin üstesinden gelemeyeceğini hiç hesap etmeden yazıp durdum böyle.
aslında kısaca döndüğüne ne çok sevindiğimi söylemeye çalışıyorum.
bu okunanlar ne güzel. bir yabancı olmamız da en güzellerinden biri.
gözyaşları içinde bir kitabı bitirmek her kesime nasip olmuyor. gündüz şarapları ile ağırlaşmak da öyle.
kısaca yazılanlara teşekkür etmedim hiç ama şimdi edesim geliyor.
hic yalamayan da sorun var.
kurabiye severim!
.o.zlem
21/06/2009 at 15:50
bilgisayarı salona taşıdım; dev ekranda oyun ve anime.. kendimi şımartıyorum.. niye buraya yazıyorum? çünkü daha kolay. bir de oluyor işte böyle şeyler. gitmek de kalkmak da zor pufff
tuulia
22/06/2009 at 10:07
aslında kalmak ama kalkmak da olmuş.. ha, olmuş değil mi? olmuş olmuş. evet.
tuulia
22/06/2009 at 10:13
evet, sanırım gördüler, böcek gibi güzel kurabiyeliğimi.
evet, kalkmak da olmuş, kalkmak da zor kalkmamak da.
senay izne ayrildi
22/06/2009 at 19:02
ben de de yi ayri yazmisim mesela
kalkamayanlardan .o.zlem
.o.zlem
22/06/2009 at 22:53
“şenay izne ayrildi”, tüm yazım yannışlarının tebessümle karşılandığı blog.
senay izne ayrildi
23/06/2009 at 14:45
geldin işte! içime dert olmuştu, ki öyle gözgöze gelip bir uzun sohbet etmişliğimiz bile yok senle burada. ama günlerce aklımdaydın ve nasıl güceniktim sana. kapı kilitli, diye. belki kapı ben girmeyeyim diye kilitliydi, filan. böyle, çocuk gibi, saralı hastalar gibi tüm kabahati kendi üstüme alıyor ve suçluluk duygusuyla kıvranıyordum. gidişin ve dönüşün için hiç bir şey yapmadığım için. aklımda hep truman capote’yi tekrar okusam ve çok güzel bir bilmece hazırlasam diye geçirip durdum. ama bir türlü elim gitmedi. hergün böyleydi bu, en az bir kere aklımdaydın.
kimbilir kaç kişi vardır böyle gitmene üzülen, gelmene sevinen. bazıları hiç ses vermez, böyledir bu.
az önce bir kitap okuyup bitirdim. gözyaşları içinde kaldım. öyle güzeldi ki ve aslında öyle matraktı ki. hep gülmem gerekirdi ama ben en şamata bölümlerde bile gözyaşımı zor zaptettim. kitapta galonlarca şarap içildiği için de gidip şu sıcak öğle sonrasında bir şişe şarap açtım. hemen ve biraz başım döndü ve içinde bulunduğum duygusallık gördüğün gibi had safhaya ulaştı. tam da bu sırada senin geldiğini görünce öyle çok sevindim ki tüm bu ağır duygusallık halinin, seninle olan şöyle uğramalı, “bakalım hayatta mı, iyi mi,” yollu bulutsu ilişkimizin üstesinden gelemeyeceğini hiç hesap etmeden yazıp durdum böyle.
aslında kısaca döndüğüne ne çok sevindiğimi söylemeye çalışıyorum.
lusin
26/06/2009 at 12:26
bu okunanlar ne güzel. bir yabancı olmamız da en güzellerinden biri.
gözyaşları içinde bir kitabı bitirmek her kesime nasip olmuyor. gündüz şarapları ile ağırlaşmak da öyle.
kısaca yazılanlara teşekkür etmedim hiç ama şimdi edesim geliyor.
senay izne ayrildi
26/06/2009 at 15:28
oluyor öyle, hoşgeldin.
ayrıca yaz gelince benim yazasım gitmiş, sen yazmaya başlayınca fark ettim.
Femme Noir
28/06/2009 at 11:11
ben de fark ettim. ama tatildir, düğün telaşıdır, eş dosttur diye birşey diyemedim.
senay izne ayrildi
28/06/2009 at 11:25
hee, yazalar gide gele gide gele gide gele …
tuulia
28/06/2009 at 11:51
evet, yazalar.
senay izne ayrildi
28/06/2009 at 13:51
dönüp baktığımda vardın be sahip.
tezer
28/06/2009 at 20:30
her zaman ve daima.
senay izne ayrildi
29/06/2009 at 20:14
who has the copyright of … ?
bırt
12/10/2009 at 10:25
whhat da?
senay izne ayrildi
12/10/2009 at 13:52