pak bahadur gittiğin yerde sulak, yeşil alanlar da var mı? ağaç gölgeleri, serin sabahlar, büyükanneler ve kuzenler de var mı? burada yoktu. orada var mı?
pasaportu devletin çelik emanetinde kilitliydi.yol yoktu.
gemisi parçalanmıştı.sürgündü. hayatımda gördüğüm ilk fildi.güzel uyusun. hiç olmazsa ağrıları dindi.
filler yaslaninca ve öleceklerini hissedince, sessizce sürüden ayrilir ve sonlarina dogru giderlermis….fil hüznü ve sessizligiyle yasamak nedir asla bilmeyecek olan insan, onu bundan mahrum etmis ne aci….insanin insana yaptiginin basladigi yer de burasiysa, “insanin ölümü”nü sevincle karsilamak gerektir…..
pasaportu devletin çelik emanetinde kilitliydi.yol yoktu.
gemisi parçalanmıştı.sürgündü. hayatımda gördüğüm ilk fildi.güzel uyusun. hiç olmazsa ağrıları dindi.
duman
Temmuz 21, 2007 at 9:58 pm
filler yaslaninca ve öleceklerini hissedince, sessizce sürüden ayrilir ve sonlarina dogru giderlermis….fil hüznü ve sessizligiyle yasamak nedir asla bilmeyecek olan insan, onu bundan mahrum etmis ne aci….insanin insana yaptiginin basladigi yer de burasiysa, “insanin ölümü”nü sevincle karsilamak gerektir…..
kacakkova
Temmuz 24, 2007 at 8:56 pm
izmir’deki bahadır mı o?
bahadır amcam.
babam nedense öyle derdi?
belki de kardeşiydi?
bak bahadır amcan derdi.
ay.
öldü mü:(
mayybe
Temmuz 30, 2007 at 10:22 pm